A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası grup aşamasına vedası, futbol kamuoyunda doğal olarak büyük tartışma yarattı. Haberlerde millilerin grup aşamasında turnuvadan elendiği ve organizasyondan beklentilerin altında ayrıldığı aktarıldı.
Böyle dönemlerde futbol kamuoyu genellikle ikiye ayrılır. Bir taraf teknik direktörü, diğer taraf oyuncu tercihlerini tartışır. Elbette bu eleştiriler yapılmalı. Ancak asıl mesele, her büyük turnuva sonrası aynı soruları tekrar tekrar sormamızdır.
Türkiye’nin futbol potansiyeli var. Genç oyuncularımız Avrupa’da daha fazla görünür oluyor, altyapıdan çıkan yetenek sayısı artıyor. Fakat bu potansiyelin başarıya dönüşmesi için süreklilik, planlama ve sabır gerekiyor.
Milli takım başarısı yalnızca 23 kişilik kadrodan ibaret değildir. Kulüplerin altyapı politikası, genç oyuncuya verilen süre, antrenör eğitimi, lig temposu ve futbol aklı bu başarının parçalarıdır.
Bugün yapılması gereken yalnızca hayal kırıklığını konuşmak değil, bir sonraki turnuvaya nasıl hazırlanacağımızı tartışmaktır. Çünkü futbolda gerçek gelişim, yenilgiden sonra verilen tepkiyle başlar.